Tarafsız haber için doğru adrestesiniz. Haber, Haberler, güncel haberler, internet haber,son dakika haberleri, ogaste.com farkıyla takip edin. En son haberlere bizimle ulaşın.
Yasal Uyarı: Sitemizdeki tüm yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılması kesinlikle yasaktır. -
Copyright© 2006-2024 Tüm hakları saklıdır.
HABER YAZILIMI ve
TURKTICARET.NET projesidir
Özlem Öz
Böyle buyurdu Z kuşağı
Birkaç ay önce bir öğrencim bana , “Hocam,caption’sız post atarsanız boomer olmazsınız” dediğinde (instagramdaki fotoğraflarınıza yaşlı insanlar gibi sürekli yazı yazmayın demek istiyordu) yanımdaki arkadaşlarım: “Şu doğru düzgün konuşamayan gence bak! Bardağını kaldırmayan nesil,ülkeyi nasıl kalkındıracak” klişesi içeren cümleler kurmuştu. “Bu ülke bunlara mı emanet” diye başlayıp devam eden tartışmalar yeni değildi elbet. Sümer tabletlerinde bahsedilen “gençlerin asiliği” günümüze ait bir özellik olmasa da; tabletle büyüyen gençlerimizin kendilerine münhasır özellikleri dünya gündemine oturdu diyebiliriz.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir nesil, kendini maddi olarak bir önceki nesilden daha geride hissediyordu. Önceden anne baba köyde tarlada, ya da fabrikada çalışır, çocuklarını okutur; çocukları öğretmen,avukat,mühendis olurdu. Bu nesil öğretmen olan atanamadı,mühendisi avukatı iş bulamadı, çocuklar ailesinin maddi desteğine muhtaç oldu. Evlenip de baba evinden daha iyi bir eve sahip olmak şöyle dursun gençler hiç evlenmemeyi tercih eden bir kitle oluverdiler. Bu minvalde başlıklar birikti birikti...Potansiyel güçleri ibretlik hikayelere dönüştü. Bir gün mutlaka bu hikayeler hakkında derin sosyolojik araştırmalar yapılacak çünkü bizler aslında bu birikmiş hikayelerin ilginç protesto sahnelerine şahitlik ediyoruz.
Gençler, öncelikle diğer eylemlerden farklı olarak; “kimin kim olduğu belli olmasın, sonra başımız belaya girmesin” ,diye maskelerle katıldılar. Ama süreç içinde öncelikle “Ne olursan ol ,yine diren” dercesine, polis barikatının önünde duran gaz maskeli semazen; hepimizin dikkatini çekmeyi başardı. Kıvrak zekaları ve yaratıcılıkları, ikonik tabloları beraberinde getiriyordu. Polis barikatının önünde evlilik teklifi eden; pencerenin önünden geçerken evdeki bebek ürkmesin diye ona toplu olarak ninni söyleyen; polisle birlikte kalp işareti yapan; yine polis barikatı önünde V for Vandetta filmindeki maske ile zeybek oynayan ; TOMA’ların önünde kitap okuma eylemi yapan gençlerle birlikte ilginç örnekler çoğaldı ve bu görüntüler yine aynı nesilden olan yapay zeka sanatçılarına da ilham oldu. Derken bir sabah, dünya gündeminde “polis müdahalesinden kaçan Pikachu” videosu ile var olduk.Hiç gülesimiz yokken ,bize kahkaha attıran nesil oldu bu çocuklar.
Haklıyı haksızı bir tarafa bırakacak olursak; biz genç nüfusu fazla olan bir ülkeyiz.Üstelik de bu kadar kıvrak ve yaratıcı zekaya sahip, kalabalık genç nesil başka hiçbir Avrupa ülkesinde yok.İşte Avrupa bizi kıskanacaksa genç nüfusumuzun potansiyelini kıskanabilir. Onlar ki, düşündüler karar verdiler. Düşüncelerini yaptıkları ile yazdıkları dile getirdiler. Tıpkı Faruk Nafiz ile Behçet Kemal’in 10.Yıl Marşında bir araya gelip: “On yılda on beş milyon genç yarattık, en baştan” demeleri gibi; bu gençler de kendilerini böyle yarattılar. Farklı bir kafa yapıları var çünkü teknolojinin içine doğdular. Cesurlar çünkü kaybedecekleri çok şey olduğunu düşünmüyorlar .Böyle düşünüp düşünüp akılımızı ve ruhumuzu kevgir yapıp içimizden geçmeyi başardılar. Neticede kaç gündür bu gündemle yatıp kalkıyoruz.
Geçen yüzyılda doğmuş olan bizler, bu yy’ın misafiri olarak gençlere hayret eder olduk ama şu da bir gerçek ki:Çok eleştirdiğimiz Z kuşağı bu yüzyılın gerçek sahibidir ve düşünen ,sorgulayan pırıl pırıl beyinler bu ülke için en büyük şanstır.